İNKILAPÇILIK
İLKESİ|
İNKILAPÇILIK : Toplumda köklü değişiklikleri benimseyen kimsenin davranışı ; devrimciliği. Yeniliğe ve gelişmeye açık, çağdaşlaşma doğrultusunda sürekli değişimi öngören Atatürkçülük inkılapçılığı( devrimciliği ) da ilkeleştirmiştir. İlkelere dönük yeni değerlere ve gereksinimleri uyum sağlama yolunda sürekli bir yenilişi, gelişmenin koşulu sağlayan inkılapçılık Türk ulusunun yükselmek isteyeni simgeler: çağın gereklerine uygun toplumsal, siyasal, kültürel, ekonomi vb. değişimleri ulusal bir ülküdür. Türk devrimlerinin en özlü ifadesini Atatürk'ün şu sözlerinde buluruz: "Uçurumun kenarında yıkık bir ülke…
Türlü düşmanlarla kanlı boğuşmalar… Yıllarca süren savaş….
Ondan sonra içerde ve dışarıda saygı ile tanılan yeni vatan, yeni
sosyete, yeni devlet… Ve bunları başarmak için arasız inkılaplar…
İşte Türk inkılaplarının kısa bir deyimi…" Atatürk'ün açıkladığı gibi, Türk milleti eriştiği devrim hareketinde yaptığı hamleler ve yenilikler sayesinde bütün gelenek ve görenekleriyle çürümüş bir toplum düzenini yıkmış, onun yerine kişiye gerçek değerini veren ve milleti refaha götüren ileri bir düşünüş ve modern müesseseler getirmiştir. Atatürk'e göre "inkılâp, milletin esenliği için halk adına yapıldı". "Yaptığımız ve yapmakta olduğumuz inkılâpların amacı, Türkiye Cumhuriyeti halkını tamamen modern ve bütün anlamı ve biçimiyle uygar bir toplumsal heyet durumuna getirmektir". Öyleyse inkılâp, modernleşme ve çağdaş uygarlık düzeyine ulaşmak için yapılacaktır. Gerçekten, gördüğünüz büyük yenilik hareketleri, hep inkılâpçı bir tutum ve davranışla yapılmıştır. Atatürk'e göre, "gerçek inkılâpçılık
onlardır ki, ilerleme ve yenileşme inkılâbına sevk etmek
istedikleri insanların, ruh ve vicdanlarındaki gerçek eğilime nüfuz
etmesini bilirler". Türk İnkılâbının üstün ve yüce amacını
her zaman kavramaya çalışmalıdır. Durmadan ve her zaman yenilik
yolunda ileriye doğru gidilecektir, işte Atatürk'ün temel
ilkelerinden biri de budur. Türk inkılâbının korunması, geliştirilmesi
ve ilerletilmesi şarttır. Atatürk bundan emindi ve şöyle diyordu:
"İnkılâbın hedefini kavramış olanlar, daima onu muhafazaya
muktedir olacaklardır". Evet, bu özlü sözlerin ışığında, bilinçli
inkılâpçılık Türk Milletinin geleceği olmalıdır. Atatürk'ün İnkılâpçılık ile İlgili
Bazı Sözleri Yaptığımız ve yapmakta olduğumuz inkılapların
gayesi, Türkiye Cumhuriyeti halkını tamamen çağdaş ve bütün
anlam ve görünüşüyle uygar bir toplum haline ulaştırmaktır.
(1925) Biz büyük bir inkılap yaptık. Memleketi
bir çağdan alıp yeni bir çağa götürdük. (1925)
|