|
İLK ÇAĞ |
||
|
Yaşamaya
elverişli, korunaklı ve kalıcı bir iç düzen
yaratma çabası tarihte ilk kez tarımsal yerleşik düzene
geçişle birlikte başladı. Yerleşik düzene geçmeden
önceki göçebelik döneminde insanlar çadırlarda yaşarlardı.
Çadırlarını kilim, halı, hasır ve örtü gibi
toplanıp taşınması kolay eşyalarla döşerlerdi. Arkeolojik
kazılardan anlaşıldığına göre Eski Mısır
da evler kerpiçten ya da pişmiş tuğladan yapılırdı.
Masa, koltuk, yatak gibi bugün bildiğimiz türden olmayan eşyalar
olmadığından, bez ya da hayvan derileriyle kaplı, çeşitli
boyutlarda pişmiş topraktan yapılmış tabla ve
setlerden yararlanılırdı. Evlerin tabanı da topraktı.
Sandalye, masa türünden taşınabilir mobilya yapımına
İÖ 2000 1600 yıllarında başlandı. Ne var
ki, o dönemde mobilya ya da vazo, çanak çömlek türünden süs eşyaları
ancak varlıklı kimselerin ve saraylarda bulunurdu. Firavunların
saraylarında duvarlar ve taban nilüfer, papatya çeşitli kuş
ve hayvan desenleri ya da parlak sarı, gri, beyaz, siyah ve kırmızı
renklere boyanmış ahşap panolarla süslenirdi. Med ve Pers uygarlıkları saraylarda duvarlar sırlı ve mineli çinilerle, tavan canlı renklerle resimlenerek süslenirdi. Eski Yunan ve Girit Adasında gelişen Minos uygarlığı döneminde süsleme sanatı doruğa ulaşmıştı. Girit Adasında ki Knossos Sarayında yapılan kazılarda, o çağda insanların nasıl yaşadıklarını açıklayıcı kalıntılar bulundu. |
Saray
duvarları çeşitli insan ve hayvan figürlerinden oluşan
frekslerle, günlük yaşamı, av ve spor sahnelerini betimleyen
kabartmalarla bezenirdi. İç bölümlerin süslenmesinde, doğayı
canlandıran çeşitli kuş ve çiçek desenleri kullanılır,
tabanda siyah beyaz ya da renkli mozaiklerden yapılma desenler yer
alırdı. O
dönemde kullanılan mermer, pişmiş toprak, gümüş
ve fildişinden yapılmış sandalye, koltuk, divan,
sandık, çekmece
gibi eşyaların bir bölümü günümüze kadar ulaşabilmiştir.
Zarif sütunlar, tanrı, yarı tanrı ve mitolojik
kahramanların mermerden oyulmuş heykelleri saray ve tapınaklarda
en çok kullanılan süs öğeleriydi. Romalılar
ise mimarlık, dekorasyon ve mobilya yapımında Yunanlıları
taklit etmekle yetindiler Sütunlar duvar panoları, fresksler ve
mozaiklerle donatılmış evlerini ve saraylarını,
görkemli ve lüks bir yaşam sürdüklerini gösteren geniş
divanlar, renkli ipek yastıklar, Mısırdan ve Çinden
gelme altın, gümüş, tunç ve fildişinden yapıma
heykelcikler ve vazolarla süslerlerdi. Frekslerde ve çanak çömlekte
en çok göze çarpan desenler defne ve zeytin dalları, asma yaprağı,
üzüm salkımı motifleri, kartal, aslan, koç ve efsanelerde
adı geçen hayvan figürleriydi. Doğu ülkelerinden getirilen
değişik renk ve nitelikteki mermerler önemli bir yapı
gereciydi. Romalılar cam işçiliğinde ileri bir düzeye
ulaşmış olmakla birlikte, o dönemde cam pahalı bir
gereç olduğundan yalnızca varlıklı kimselerin
evlerindeki pencerelerde kullanılırdı. Bu evlerin bazılarında
resim galerileri bulunurdu.
|
|